Saraylar

  • Yere Batan SarayıYere Batan SarayıBurası İstanbul'un tarihi semti Sultan Ahmet'in altında bulunan, tarihi dönemlerdeki bir kaç yeraltı su deposu'nun dünyadaki en büyük örneğidir. Aya Sofya Müzesi'nden sadece 150 m uzaklıkta bulunan bu...Devamı
  • Dolmabahçe SarayıDolmabahçe Sarayı  Dolmabahçe Sarayı İstanbu'da boğazın Avrupa yakasında yer alan 1856-1922 yılları arasında ( 1889-1909 yılları arası hariç çünkü Yıldız Sarayı kullanılmış) Osmanlı İmparatorluğu döneminde...Devamı
  • Kayme SarayıKayme Sarayı  Kayme Sarayı, 1909 ile 1912 seneleri arasında Seyyid Taha'nın torunu olan Seyyid Abdullah tarafından yaptırılmıştır. Saray Nehrindeki köy evlerin batısında bulunmaktadır. Iki katlı olan saray kuzey ile...Devamı
  • Topkapı SarayıTopkapı Sarayı  İstanbul ilinin kuzeybatısında kalan Sarayburnu'nda inşaa edilen Topkapı Sarayı 1478 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından yapılmıştır.Sarayın günümüzdeki alan büyüklüğü 80.000 metrekaredir....Devamı
Otel Pierre LotiOtel Pierre Loti
İstanbul
Yarım Pansiyon
3 Yıldızlı
Nomade HotelNomade Hotel
İstanbul
Oda + Kahvaltı
Yıldızsız
The Kybele HotelThe Kybele Hotel
İstanbul
Oda + Kahvaltı
Yıldızsız
İbrahim Paşa Oteliİbrahim Paşa Oteli
İstanbul
Oda + Kahvaltı
Yıldızsız
Celal Sultan HotelCelal Sultan Hotel
İstanbul
Oda + Kahvaltı
Yıldızsız
Mezopotamya’nın milattan önce ikinci bin yıla ait bir unsuru saraylardır. Asurlular milattan önce 9-7 asırlarında saray mimarisini büyük ölçüde geliştirmiş ve bu dönemden sonraki zamanlarda saray kültürü Yunanistan vasıtasıyla Roma ve bütün Avrupa kıtasına yayılma göstermiştir. Hükümdarların tanrısal niteliğe sahip olan kişiler olduklarına inanılan çağlarda saraylar, dinsel bir merkez olma özelliği kazanmış ve çeşitli dönemlerde devlet gücünün bir simgesi haline gelmiştir. Bu özellik, Günümüzde ulusların devlet başkanlığı konutları ve bakanlık hizmet yapılarında da görebilmek mümkündür. Eski dönemlerde yalnızca devletin yüksek makamdaki görevlilerinin oturmuş oldukları yapıları nitelerken,, bu gün çeşitli kültür sanat etkinlikleri ve kamu hizmeti etkinliklerinin bulunduğu “Adalet Sarayı, Kongre Sarayı” benzeri yapılar içinde kullanılmaya devam etmektedir. Türk kültüründe yerleşik hayata geçmenin, kendi varlıklarının sonu olacağını düşünmeleri ve göçeme hayatını sürdürüyor olmaları sebebiyle Türk hükümdarları saraylarda değil de çadırlarda yaşamışlardır. Yerleşik hayata geçildiği dönemlerde saray da dahil tüm yapılar sadece ahşap olarak inşa edilmiştir. Bu sebeplerden ötürü Türk kültüründe yapılmış olan ilk saraylar günümüze kadar ayakta kalamamıştırlar. Anadolu beyliklerine ait olan dönemlerde saraylara ait yapılara pek rastlanamamıştır. Anadolu Selçuklu devleti döneminden kalma birkaç kalıntı günümüze kadar varlığını korumuştur. Osmanlı döneminde saray ve saray kültürü büyük bir önem kazanmış ve 19. Asırda batılılaşma hareketinin yönetimi altında saray ve merkezliği yavaş yavaş kaldırılarak hayat düzeninin değişmeye başladığı yeni saraylar yapılmıştır. Padişah ve kralların yaşadıkları ihtişamlı ve konforlu yapılar olan saraylarda hükümdarların her ihtiyaçlarını karşılayabilecek bölümler vardır. Oldukça büyük alanlar üzerine kuruludurlar. Örnek vermek gerekirse Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe en güzel örneklerdir.